m. bahadir 的个人资料so close that your hand ...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
|
10月12日 RAMAZAN BAYRAMI9月18日 GEZGIN YUREKYamaç Paraşütü ile Dümbelek Boğazı - AGST-07
Yamaç Paraşütü ile Mersin yakınlarında uzun mesafe uçuşlar yapabileceğimiz güçlü termikleri olan yeni yerler keşfetmek için 3 kişi çıktığımız yolda 75 km kuzeyde Dümbelek Boğazı’na ulaştık. 2300 rakımlı bölgede tek bir ağaç bile yetişmezken karşılaştığımız Yörük Obaları, boz kırları en doğal insan sıcaklığı ile renklendiriyor, yaşanılır kılıyor. Bizim uçacağımızı duyunca onlar şaşırırken bazen de biz onların yaşadıklarına şaşırdık. Keçilerinin her birini ismiyle çağıran ve sütünü sağan teyze gibi…
Kırın ortasında bir cennette, yemyeşil çam, ardıç ve sedir ağaçlarının bol olduğu Cocak Vadisi’nde kamp ateşinin ve yıldızların aydınlattığı yağmurlu Ağustos gecesinde ormancılarla ekmek yedik.
Yaptığımız keşif, uçuşlardan çok daha fazlasıydı. 4月10日 paranoid android1---------------------------------------------------------------------------------- .....On üçüncü gün debdebe ile Büyük Serdar Cıvan Kapıcıbaşı Vezir Mehmed Paşa gelip Azak'ı boş buldu ama "belki Kâfirler'in bir hilesidir" diye üç gün dinlenildi. Dördüncü gün kalenin zemininde ezanlar okundu. Eflak, Buğdan askerlerine ferman olunarak Azak Kalesi'nin temelinin kazılmasına bağlandı, üç günde dibinden su çıkınca temeline rıhtım ile ıskaralar çatıldı. Gemiler de Temürleng Adası'ndaki eski kaleden taş taşımaya memur oldu. Böylece kalenin yapımına başlanıp bir ayda bitirildi. Ceneviz yapısından sağlam bir kale oldu. Onun için bu kale hakkında Kırım tarihleri "Serdar Deli Hüseyin Pasa savaştı; Bahadır Kirey Han fethetti; Cıvan Kapıcıbaşı yaptı" derler. * Hüseyin: Babamın adı
-2--------------------------------------------------------------------------------- .....Uşak/Banaz Bahadır köyünün belli başlı dereleri şunlardır:acem oglu deresi fındık deresi ve arotlu dere.kuzu gölü acem oğlu ,ezendim ğölü,civan gölü olmak üzere dört göl vardı, üçü kurudu yalnızca Civan gölü kaldı.
--3-------------------------------------------------------------------------------
...04/04 2007 00:00 !!!!!!! :P
---4------------------------------------------------------------------------------ 3月6日 videos from net :S: music video :S:
Blonde RedHEad - Misery Is a Butterfly
Reamon - Sometimes
the Fray
Shawn Mullins - Lullabye
Israel Kamakawiwo'ole - Somewhere Over The Rainbow
:p gOMiHH :D
::NETTEN::
.: YAMAÇLARDAN :.
Aydıncık 2006: BAHHA
2月1日 26.kmTarihçesi diğer dallara göre farklılık gösterir. Atina’ya 41 km mesafede bulunan Marathon şehrinde M.Ö. 490 tarihinde Atinalılar ile Persler savaşırlar. Atinalıların zaferini Atina’ya ulaştırma işini üzerine alan Ariston isimli er, harp alanı ile Atina-Akrepol arasını üç saate yakın bir zamanda koşarak zaferi kazandıklarını bildirir ve ölür. Ölçülen bu mesafenin 42 km 195.6 m olduğu tesbit edilir
kosunun 20. km sinde kosucunun kasları ve bedeni tukenmeye, ağrı ve acılardan dolayı dayanılmaz bir hal almaya başlar..25. km ye kadar pes edip etmeme arasında kritik bir karar vermek gerekir. 25. km den sonra agrılar ve acılara karsı beden duyarsızlasır ve kosucu maratonun sonuna kadar kosabilir..
bedenin tukenip aklın yoruldugu anda biraz daha dayanıp 26. km yi görenler finişe varır. 1月29日 words of visdomKüçük Kelebek Ve Yalnızlığı Tekti O Hep Kendi KEndine Doğduğu Kendi Kendine Tek Başına Öldüğü Söylenirdi. Kelebeğin Mükafatı Gerçek Ölümmüş Tek Başına Değil onu Topraga Vericek Biriyle... It’s too bad, but hey, that’s me 1月13日 yakamoz:alglerin (genelde sularda yaşayan bitki benzeri ama çok daha basit yapıdaki canlılar...) hareket ettiklerinde ortaya çıkan kinetik enerji sebebiyle ışımalarından başka bir şey değildir, gece dalışı yapan dalgıçların en büyük zevki fenerleri kapatıp elleri sallamak ve oluşan yakamozun tadını çıkarmaktır (yada giden bir teknenin pervanesinden).. alg açısından zengin sularda görülmesi haliyle daha muhtemeldir. 1月11日 "Şuradan bakar, buraya basarsın, hepsi bu."Sanatın Dili Chinolope, Havana’da gazete satar, ayakkabı boyardı. Yoksulluktan kurtulmak için New York’a gitti. Orada biri ona eski bir fotoğraf makinesi verdi. Chinolope eline hiç fotoğraf makinesi almamıştı, ama herkes ona bunun çok kolay olduğunu söylüyordu: "Şuradan bakar, buraya basarsın, hepsi bu." O da kendini sokaklara vurdu. Bir berber dükkanına girdi, makinesini doğrulttu ve şuradan bakıp buraya bastı. Berber dükkanında gangster Albert Anastasia’yı tıraş olduğu sırada vurmuşlardı: Chinolope’nin meslek yaşamının ilk ürünü de bu oldu. Ona bir servet ödediler. Fotoğrafçılık açısından tam bir zaferdi bu: Chinolope ölümün fotoğrafını çekmeyi başarmıştı, ölüm oracıktaydı: Ne ölen adamda, ne de katilde; ölüm, olaya bakan berberin yüzündeydi. Eduardo Galeano Kucaklaşmanın Kitabı 1月7日 EsteLLageçmiş dilin sözcüklerinde kayıp aşklar, yaralı yalnızlıklar birşeylerin değişmeyecegini her defasında kabullenerek tekrar tekrar kurulan cümleler umudun son halkasıydı zincirde uzun ugraşların ardından devrilerek yerle bir olan iskambil evler gibiydik sabrımız da yıldı kurtaracagımız ne kaldı ? yangın yeri gibiydik alevlerimize ne oldu ? rüzgarlara küstük .... küllerimiz kaldı... EsteLLa - ekiM - 2bin6 12月28日 İngilizce ders
12月10日 Yedi Ölümcül Günah / Seven Deadly Sins:1-Oburluk / Gluttony 1-// Oburluk // 2-/ Açgözlülük // 3-// Tembellik // 4-// Kıskançlık // 5-/ Öfke // Başkalarına karşı olan, nefret ve kinin yansımasıdır.Kurallara bağımlı olmadan cezayı kendi verme isteği ve intikam duygusunun artmış şeklidir.
7-// Şehvet // 12月9日 Ben sadece çok uzun yaşamış bir çocuğum"Büyük ağır uzun Derin çok derin Keskin cümlelerle sıyırdım kalbimi Yüzdüm derisini sözcüklerin Tuza bastım Madem ki bu aşkta tek yahudi benim Seçip harflerin en sivri çivilerini Beni çarmıha gerin Hemen orada kesilir saçlarım Bir yıldız çakarlar göğsüme Ucu kalbime inen Kemiklerimi kırarlar birer birer Benden ne bırakırlar geriye Benden ne kalır bilmem Vebalı olduğumu söyle onlara Cüzzamlı lanetli tohum Çiçekleri küskün Pembesi zehirli zakkum Söyle onlara Sen yoktun yanımda Hiç olmadın Ben yalnızca Annesi olmak istedim kendi çocukluğumun Beni sorarlarsa hep arafta yaşadı dersin Ne düşündüğünüz kadar günahkar Ne söylendiği kadar masumdu Beni sorarlarsa..... Ben sadece çok uzun yaşamış bir çocuğum" L.Onomay "Caresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim. Adam belki yüz kere vurur taşa. Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz. Sonra birden, yüzbirinci vuruşta taş ikiye ayriliverir. işte o zaman anlarım ki; taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir. " -Jacob RIIS - 12月4日 kaldırım insanı :Pkaldırımda oturan en sıradan insan olmak istiyorum...
yoruldum, kosmaktan, yarısmaktan,
hayatı yakalayamamaktan.
oturmak istiyorum, kaldırımlarda..
gecen gunleri izlemek istiyorum
kosarken kacırdıgım gunleri,
kimseler farkımda olmasın,
kim bu oturan demesin,
rahat bıraksınlar bakayım,
gecip giden zamanın tadına varayım.
biten gune eslik edeyim,
sıradan,
mutlu,
bir insan,
kaldırımda oturan.
bırakın
oturayım,
bırakın
durayım. 12月1日 "Kendine Iyi Bak" derler, kurşunu kafana sıkıp giderler...KENDİNE İYİ BAK DERLER VE GİDERLER Kendine iyi bak” bir "Veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde... "Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra DA mutlu olmanı istiyorum. Olur DA bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“ “Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.” "Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok DA fazla umursamıyorum." "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. At ki umut DA, sevgi de tükeninceye kadar…At ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar… Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler. Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın AMA suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın AMA suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın AMA suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, "kendine iyi bak" derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye Unutulmayan nağmeler. Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri için, "kendine iyi bak" derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım AMA bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksın AMA daha iyisini yapamıyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler. "Kendine iyi bak" bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak" deme bana. Nokta koyma. Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?………. Peki o zaman... Senin istediğin gibi olsun... Öyleyse...Sen de "Kendine İyi Bak." "Kendine Iyi Bak" derler, kurşunu kafana sıkıp giderler... 11月21日 öğreninBir hikayede iki arkadaş çölde yürüdüğünü anlatır. Yolculuğun bir noktasında bir münakaşa olur ve biri diğerine tokat atar. Tokadı yiyenin canı acır ama birşey söylemeden kuma şöyle yazar: ’Bugün en iyi arkadaşım beni tokatladı.’ Bir vahaya gelene kadar yürümeye devam ederler ve suya girmeye karar verirler.Tokadı yiyen bataklığa saplanır ve boğulmaya başlar ama arkadaşı onun hayatını kurtarır.Boğulmaktan son anda kurtulan arkadaşı bir taşa şöyle yazar: ’ bugün en iyi arkadaşım hayatımı kurtardı. Tokadı atan ve hayat kurtaran sorar: ’Canını acıttığımda kuma yazdın neden şimdi taşa..? Diğeri cvplar: Birisi canımızı yaktığında kuma yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı silebilsin ama biri bizim için iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyız ki hiçbir rüzgar silmesin. _ acılarınızı kuma ve iyilikleri taşa yazmayı öğrenin. Özel bir kimseyi,gerçek dostu bulmak hem zordur hemde unutmak bir ömür alır... 11月13日 Kupa Kızı ve Sinek Valesi - Teoman
Bir iskambil falında çıkmıştık birbirimize O güzel kupa kızıydı sinek valesiydim bense Gece yarısı o perşembe rastladım köprü üstünde Ağlama dedim o ağladı tırabzanlardan indiğinde Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak dedim Senin için rüzgarda hep yağmur mu var Gözlerin mi daldı yoksa sıkıldın mı sorulardan Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar Bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna Bir kar tanesi eri ağzımda Sırılsıklamdı soyundu vücuduma dokundu Biraz pürüzlü tenimde yaşam hücrelerimi buldu Mutluydum o uyudu sarıldım sayıklarken Tanımadığım o adları yanımda çırılçıplak Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak dedim Senin için rüzgarda hep yağmur mu var Gözlerin mi daldı yoksa sıkıldın mı sorulardan Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar Bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna Bir kar tanesi eri ağzımda Rüyamda gururluydum biliyordum diyordum İnanmak lazımmış meğer iskambil fallarına Uyandım bakakaldım hayali bir parmağın Bıraktığı yazıya pencere camının buğusuna "Hoşçakal" Bir kar tanesi ol kon dilimin ucuna Bir kar tanesi eri ağzımda |
|
|