m. bahadir's profileso close that your hand ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    January 29

    words of visdom

    Küçük Kelebek Ve Yalnızlığı
    Uzun Bi Hikayeydi Bu Nepalde Keşişler Arasında Hep Aranan Hep Bulmak için Araştırılan Bir Kelebek Sonsuzluğu İçinde Barındıran Siyah Kelebek

    Tekti O Hep Kendi KEndine Doğduğu Kendi Kendine Tek Başına Öldüğü Söylenirdi.

    Çünkü Onun Gazabı Cezası Yalnızlığıydı Keşişler Onu bularak YAlnızlığına Acılarını Bitirmek İstiyorlardı....
    Ve En Son Bi Keşiş Bulup Onu Kurtarmış Ama O an Ölmüş Ve Bir Daha Canlanmamış

    Kelebeğin Mükafatı Gerçek Ölümmüş Tek Başına Değil onu Topraga Vericek Biriyle...

    Bedelini Ödemeden Acı Çektiremezsin

    It’s too bad, but hey, that’s me
    what goes around comes around, you’ll see
    that I can carry the burden of pain
    ’cause it ain’t the first time that a man goes insane
    and when I spread my wings to embrace him for life
    I’m suckin’ out his love, I, I’ll never be nobody’s wife....
    ************************************************
    Çok kötü ama ben buyum...
    ne ekersem onu biçerim,
    acının yükünü taşıyabildiğimi göreceksin,
    çünkü bu bir erkeği ilk kez çıldırtışım değil
    ve ne zaman ki kanatlarımı birisini hayata kucaklamak için açsam,
    onun aşkını emiyorum....
    asla hiç kimsenin eşi olmayacağım....

    (ANOUK - Nobody’s Wife)

    January 13

    yakamoz:


    alglerin (genelde sularda yaşayan bitki benzeri ama çok daha basit yapıdaki canlılar...) hareket ettiklerinde ortaya çıkan kinetik enerji sebebiyle ışımalarından başka bir şey değildir, gece dalışı yapan dalgıçların en büyük zevki fenerleri kapatıp elleri sallamak ve oluşan yakamozun tadını çıkarmaktır (yada giden bir teknenin pervanesinden).. alg açısından zengin sularda görülmesi haliyle daha muhtemeldir.
    January 11

    "Şuradan bakar, buraya basarsın, hepsi bu."

    Sanatın Dili

    Chinolope, Havana’da gazete satar, ayakkabı boyardı. Yoksulluktan kurtulmak için New York’a gitti. Orada biri ona eski bir fotoğraf makinesi verdi. Chinolope eline hiç fotoğraf makinesi almamıştı, ama herkes ona bunun çok kolay olduğunu söylüyordu:

    "Şuradan bakar, buraya basarsın, hepsi bu."

    O da kendini sokaklara vurdu. Bir berber dükkanına girdi, makinesini doğrulttu ve şuradan bakıp buraya bastı.

    Berber dükkanında gangster Albert Anastasia’yı tıraş olduğu sırada vurmuşlardı: Chinolope’nin meslek yaşamının ilk ürünü de bu oldu.

    Ona bir servet ödediler. Fotoğrafçılık açısından tam bir zaferdi bu: Chinolope ölümün fotoğrafını çekmeyi başarmıştı, ölüm oracıktaydı: Ne ölen adamda, ne de katilde; ölüm, olaya bakan berberin yüzündeydi.

    Eduardo Galeano
    Kucaklaşmanın Kitabı
    January 10

    ( Kızılderili Atasözü )

    "Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap ki, yenilirsem utanç duymayayım."

    January 07

    EsteLLa

    geçmiş dilin sözcüklerinde
    kayıp aşklar, yaralı yalnızlıklar
    birşeylerin değişmeyecegini
    her defasında kabullenerek
    tekrar tekrar kurulan cümleler
    umudun son halkasıydı zincirde
    uzun ugraşların ardından
    devrilerek yerle bir olan
    iskambil evler gibiydik
    sabrımız da yıldı
    kurtaracagımız ne kaldı ?
    yangın yeri gibiydik
    alevlerimize ne oldu ?
    rüzgarlara küstük
    ....
    küllerimiz kaldı...

    EsteLLa - ekiM - 2bin6